scanfan
Yönetici
- 25 Eyl 2013
- 7,210
- 75,902
Antonello Venedik'te (Çeviri/Balonlama)
"Antonello in Venice" (İngilizce Versiyonunun Başlığı)
"La Vision de Bacchus" (Fransızca Versiyonunun Başlığı)
Senaryo, çizimler ve renklendirme: Jean Dytar
Çeviri & Balonlama: scanfan
Delcourt, 2014-2015, 127 sayfa, 169 MB, CBR
Fontlar: Yellow Umbrella (balonlar), Majetto (kapak)
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
(MediaFire)Fransızca ve İngilizce versiyonlarının kapakları.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
Hikaye 1510 yılında Venedik'te başlar. İlk sayfalarda ünlü ressam Bellini Usta'nın en değerli öğrencisi Titian'a bile ders verecek kadar yetenekli bir ressam olan Giorgio'yu ve yaşlı annesini tanırız. Sanat atelyelerinde harıl harıl zengin aristokratların ısmarladıkları sanat eserleri üretilmektedir. Yani İtalya'da Rönenans yaşanmaktadır. Bir de Antonello adında herkesin hayran olduğu eski bir ressamdan sitayişle bahsedilmektedir (kendisi hikayenin ikinci kısmının merkezinde olacak). Ancak şehirde veba salgını vardır ve sonunda bu hastalık Giorgio'yu da bulur. Sonra bir "flashback"le 35 yıl geriye, 1475 yılına döneriz. Sanki başka bir hikaye başlamıştır, ama aslında bu iki hikaye arasında çok sıkı bir bağ vardır, ilgisiz gibi dursa da baştaki öykü, ileride bir sonraki bölüme bağlanacaktır. Bu nedenle yaşlı anne de dahil ilk hikayedeki kişileri unutmamak gerekiyor. Hikayenin tamamını anlatmayacağım haliyle, ancak birkaç hususa değineyim:
Ressam Bellini adı yabancı gelmemiştir. Hikayede rol alan ressam Bellini, Bellini kardeşlerden Giovanni Bellini'dir. Bunun kendisi gibi ressam olan bir de kardeşi vardır: Gentile Bellini, hani şu Fatih Sultan Mehmetin portresini yapan ressam. Buradaki hikayenin asıl parçası olmadığı için albümde gözükmez ama adı geçer. Konstantinopolis'e sefir olarak gönderildiği ve orada Sultan'ın portresini yaptığından bahsedilir (s.97). Kardeşi Giovanni Bellini ise Sicilyalı Antonello ile tatlı bir rekabet içindedir. Bu arada gerçek hayatta mevcut olan bazı tabloların yapılış öykülerine tanıklık ederiz. Albümde rol alan ve gerçekten yaşamış olan İtalyan Rönesansı'nın diğer ressamları: Antonello da Messina, Jacobello da Messina, Giorgio da Castelfranco (Giorgione), Tiziano Vecelli (Titian).
Albümdeki temaların en önemlisi, aslında Doğu kültürlerine has bir durum olan "surete aşık olma"dır. Albümdeki versiyonunu burada anlatmayacağım ama hatırlarsanız "surete aşık olma" temalı siyah beyaz bir Türk filmi vardı: 1965 tarihli "Sevmek Zamanı". Müşfik Kenter ve Sema Özcan'ın başrollerini paylaştığı bu önemli filmi Metin Erksan yönetmişti. Filmdeki adam badana-boyasını yaptığı evin duvarında asılı olan kadın fotoğrafına aşık oluyordu. Sonunda kadınla tanışıyorlar ve kadın da onun aşkına karşılık veriyordu. Ancak bu suret aşkı o kadar büyüktü ki boyacı, kadına değil de resme aşık olduğunu anlıyordu! Bu analojiyi de yaptıktan sonra teknik izlenimlerim:
Bu grafik roman sanki boya kalemleriyle, elle çizilmiş ve renklendirilmiş gibi duruyor. Bilgisayar kullanıldıysa da bu minimal düzeyde olmalı (fontlar ve belki renk düzenlemeleri vs). Kapaktaki fontu buldum (Majetto'ymuş) ama balonlardaki el yazısı fontunu bulamadım, belki sanatçı kendi el yazısından font oluşturmuş ve onu kullanmış olabilir, zira fontların bilgisayarla yerleştirildiği belli, aynı harflerde hiç farklılık yok. Balonlardaki fontun en azından bir benzerini bulmak için günlerce araştırma yaptım, bulamayınca gözüme en hoş gelen "Yellow Umbrella"yı seçtim. Çizgi roman fontu kullanmadım, zira hem Fransızca orijinalinde hem de resmi İngilizce versiyonunda (scanlation değilmiş) aynı stilistik yazı tipi kullanılmış. Albümün yaratıcısı Fransız Jean Dytar sadece 39 yaşındaymış! Üç eseri var, üçü de ödül almış!
Bazı dostlar bana neden hiç "taytlı ÇR" çevirmiyorsun diye sorarlardı, taytlı kahramanların olduğu ÇR'lara sempatim olmadığı doğrudur. Ancak kaderin bir cilvesi olacak sanırım, bu albümdeki erkek karakterlerin hepsi de "taytlı"! (ama o devrin modası gereği tayt giyiyorlar!). Böylece ben de dostları kırmamış ve bu Ç/B ile onların isteğini yerine getirmiş oluyorum! (İsmet İnönü anekdotu gibi oldu, hani "Allahaısmarladık dedim ya" demiş!)
Kanaatimce "Gülün Adı" filmini (veya kitabını) sevenler buradaki hikayeyi de sevecektir. Hayali olmayan eski bir tarihte geçiyor. Bilindik kişilikler var. Senaryosu iyi kurgulanmış, karakterler iyi işlenmiş, sürükleyici ve de genelde alışık olmadığımız bir tarzı ve konusu var. Bence biraz da dokunaklı. 'Taytlı' ÇR'lardan bir süreliğine uzaklaşmak isteyecekler için de bir dinlenme fırsatı sunuyor. Son olarak: Bu albümün orijinalini 3,5 yıl önce forumda sunmuştum:
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
Keyifli okumalar dilerim,
Saygılarımla.
Albümde yapılış öykülerini izlediğimiz tablolardan bazıları:
Son düzenleme: